01 Aralık 2009

Samandağ-Arsuz (Titus Tüneli,Kaya Mezarları)

Harita resmi
Bir yaz sonu/sonbahar başı gezisi,sürücüler Ben(çıkış noktası Adana,XT660R) ve Fevzi (çıkış noktası Osmaniye,Aprilia Capo)
Aslında geziyi yazarken Altuğ'un raporlarında görüp imrendiğim Google Earth haritalarıyla başlamak istedim ama bir türlü beceremedim yol çizmeyi ve gezi rotası çıkarmayı
Toprakkale yol ayrımında buluştuktan sonra ilk mola,Fevzi her molada yaptığı gibi motorun orası burasıyla oynayıp kontrollerini yaparken


Amik ovası..


Caberg kask benimki(ufo ısıtıcı altında eriyen modelinden hem de)

Ben,motorumla oynuyor gibi yaparken



Harbiye'de durduğumuz lokantadan birkaç fotoğraf daha,yemekleri beklerken…




Şimdi pek anlamlı gelmeyebilir ama o sıcak günde buz gibi bir bira oldukça anlamlı geliyor insana

Fevzi buz gibi biranın hakkını verirken

Lokantada oturduğum yerden çektiğim manzara ve inmeye üşendiğimiz şelale (dikkatli bakınca ikinci fotoda şelale rahatça görülebilir :)


Veee işte yemeklerimiz geldi,güveçte mantarlı/kaşarlı tavuk

Fevzi yemekle yüzleşirken

Çevlik ve sahilden görüntüler (yine oturduğum yerden önce sağ taraf)

sonra sol taraf (dikkatli bakılınca karaya oturan gemi görülebilir)

Hava o kadar sıcak ki anlatamam,Titus Tüneli ve Kaya Mezarı'nı gezip gezmeme konusunda uzun bir tartışma sonrasında aslında gezinin ana teması olduğunu hatırlayarak oflaya puflaya yürüme eylemine geçiyoruz

Google earth'den foto koyamadım ama sizleri haritasız da bırakamam değilmi ama



Bu tünel gibi oluşum taaa Antakya'ya kadar uzanıyormuş zamanında sonradan göçükler vs. nedeniyle devamlılığını yitirmiş


Hava çok sıcak




Burada da bir dilek ağacı yapmış yurdum insanı,ben de bir dilek denemeye karar verdim ama Tenere ve KTM arasında kararsız kalınca vazgeçtim

Tünel boyunca yola devam


Uzakta tepelerin üstündeki rüzgar tribünleri çok dikkat edilirse görülebilir :)



Burası Selekueia Pieria kenti,İÖ 300 de kurulmuş,zamanının önemli bir liman kentiymiş,İS 500 lerdeki büyük deprem felaketlerinden sonra kent zamanla terkedilmiş

Burada bir nekropol (mezarkent) var kentin ileri gelenleri ve yöneticileri aileleriyle birlikte bu kaya mezarlarına gömülmüşler






bir tane de "ulusal coğrafya" fotoğrafı

Tarih ve ticaret içiçe



Çıkışta Adana'dan arkadaşlarla karşılaştık ve Arsuz'a kadar olan sahil yolundan geçerek İskenderun'a ulaşmaya karar verdik,arkadaşlardan aldığımız bilgiye göre yol oldukça bozuk ama manzara çok iyiymiş









 
Fevzi manzaradan oldukça memnun,ancak kırıcı yoldan bir o kadar da şikayetçi






25 km kadar süren bu yoldan sonra Arsuz'un köy yollarına çıktık


Sonrasında hava karardı ve hızlı bir şekilde İskenderun ve otobandan Fevzi Osmaniye'ye ben ise Adana'ya dönüş yaptık.
THE END

27 Ağustos 2009

Robert Plant-Jimmy Page Since I’ve been loving you

19 Ağustos 2009

Saimbeyli-Obruk Şelalesi

Dört tekerin tembelliğine alıştığım kış mevsimi boyunca,benim XT sanki küskün bir arkadaş gibi,sitenin otoparkında yanından her geçişimde sanki gözlerini benden kaçırıyordu.İlkbaharda aramızı biraz düzeltip tekrar eski günlere dönmek istedimse de  küçük kaçamaklarım bir türlü ona yetmedi.Hal böyle olunca önce bir güney kıyılarından Antalya hatta Datça planları yapmaya başladım.Bu arada Osmaniye'de oturan ve 3-4 aydır DL650 bakınıp sahibinden.com manyağı haline gelen eski dostlarımdan Fevzi telefon açıp "Caponord aldım abicim ben" deyince  hemen gezi planlarıma kendisini de dahil ettim."Hani birader DL alıcaktın nereden çıktı bu Capo şimdi?" muhabbetlerini uzun uzun yaptık,bu arada benim Aprilia sevdam Capo'yu görünce tekrar depreşti..Herneyse uzatmayayım planladığımız Antalya gezisini son anda çeşitli nedenlerden (benim bütçedeki onarılamaz kara delik vs) son gün iptal edince aynı hafta sonuna orta-yakın bir gezi planı uydurdum:  Saimbeyli feat. Obruk Şelalesi.
"Sabah erkenden kalkıp güneş doğarken yollardaydık" diye başlayamıyorum çünkü ikimizde tembel adamız,rahat adamız.Big Lebowski bizim yanımızda çırak olur ancak o derece yani.Fevzi Osmaniye'den ben Adana'dan çıkıp 9.00 da  Kozan'da buluşacağız planda.Saat 09:20de daha Kozan'a 30 km. varken bir yandan gazlayıp bir yandan motorun saatini geriye ayarlarım  diye düşünürken buluşma noktasına vardım ama bizim eleman yok ortalarda.Ben etrafımda toplanmaya başlayan meraklı ahaliye "Buradan dev gibi bir motor geçtimi yahu?" diye sorarken Fevzi göründü yolda.Selam sabahtan sonra ilk sözü şu oldu:
-Motorun saati geri kalmış yahu...
-??!!!
Ne kadar uyumlu bir ikili olduğumuzu siz tahmin edin artık.
Sıcaktan bunalmış halde hemen devam edip Dağılcak mesire yerinde ilk molamızı verdik.




Buradaki ufak tesiste çalışanlar henüz kalkıp işe teşrif etmediklerinden çay içme hayallerimiz sönüyor.Pınardan suyumuzu içip,yolda beni tanıyan eski bir hastamın verdiği bir avuç kirazı mideye indiriyoruz.



Bu fotoğrafta Caponord ile benim XT'yi karşılaştırıyorum.

Tekrar yola devam,yolumuz Kozan'dan sonra dağa tırmanış ve bol viraj şeklinde.Yol boyu çam ormanları var,vizör genelde açık derin derin nefes alıp alışık olmadığımız o nefis kokuları içimize çekiyoruz.Mezuniyet sonrası ilk görev yerim Saimbeyli,o yolları hiç unutmamışım.Her virajı, yoldaki herşeyi hala unutmamışım.Tabi arada bazı yerler bazı yollar değişmiş,genişletilmiş ama genelde aynı.Feke,Saimbeyli ve Tufanbeyli Adana'nın ilçeleri ama gerek iklim gerek ekonomik açıdan Adana'dan oldukça farklı yerler buralar.Mahrumiyet bölgeleri yani.Halk geçimini ufak arazilerde yaptıkları geleneksel tarım,orman işçiliği ve az biraz hayvancılıktan sağlar bu bölgelerde.Hele köyler,dağ köyleri..Osmanlı zamanından beri neredeyse aynı şekilde yaşarlar.O zamandan değişen belkide tek şey evlere giren televizyon ve çatılardaki uydu antenleridir.

Yol boyunca bize eşlik eden Göksu nehrini hiç bu kadar yüksek debili görmemiştim



Akkaya köyünde yol kenarında ufak bir lokantada tekrar mola.Çayy,çayy diye inleyerek giriyoruz içeriye.Hemen koşuyor çocuklar sağolsunlar,Ajda bardağı olduğunu sonradan öğreneceğimiz güllü bardaklarla  çayımızı içiyoruz.


 
Fevzi bu arada her daim pırıl pırıl olmasını istediği vizörünü sıvı sabunlarla yıkayıp parlatıyor.Bu işlemi yol boyunca su ve deterjan bulduğu her yerde tekrarladığında kendi kaskıma ve vizöre bakıp yapışmış olan sineklerin henüz limite ulaşmadığını vede aradaki temiz alanlardan hala yolun rahatça göründüğünü düşünüp durdum ben de.





Saimbeyli'ye ulaştığımızda oldukça acıkmıştık.Çay güzel ama karın doyurmuyor.Eski tanıdıklarla biraz sohbet edip ilçe dışında ağaçlar altında küçük bir lokantaya gittik.


Fevzi burada 1 kilo pirzola,ezelden beridir kırmızı etle küs olan bense 2 alabalığı burada afiyetle yedik.Yemek fotoğraflarını çekmeye fırsat bulamadım ama üstüne içtiğimiz soğuk suyun fotoğrafı mevcut



Basit bir lokanta ama küçük deresi,ağaçları ve gölge,serin havası buradan ayrılmamıza bir türlü izin vermedi.Planda aslında devam edip Tufanbeyli'ye doğru sürecektik (Şarköy ve Komana kalıntılarını görmeye) ama hava kararmadan önce şelaleyi görebilmek için Saimbeyli'ye döndük.
Hava kararmadan sağlık ocağındaki eski mesai arkadaşlarıyla buluştuk,sağolsunlar mangalda tavuk keyfi için her türlü hazırlığı yapmışlar.Hedef Obruk Şelalesi ve buradaki piknik alanı.Bu arada yeraltı sularının aşındırmasıyla toprak-kaya katmanlarının çökmesiyle oluşan derin çukurlara "obruk" deniyormuş.Burası derin bir vadi görünümünde bir yer,çökmenin büyüklüğü muazzam anladığım kadarıyla.



Saimbeyli'deki Orman İşletme Müdürlüğü ve Kaymakamlık çevrede güzel bir düzenleme yapmış.Keyifli bir yer haline getirmişler burayı.



Bu fotoğraftan anlaşılacağı üzere Saimbeyli'nin bir diğer ünlüsü de kirazları.Henüz kirazların olmasına 1-2 hafta varmış,ürünün çoğu yurt dışına gidiyor buradan,kiraz festivalleri bile var.




Vee işte şelaleye geldik sonunda..






Büyük şelalenin çevresinde onlarca küçük şelale de var






Bu şirin bina da yeni yapılmış,eskiden burada harap bir kulübe gibi bir şey vardı




Geceyi öğretmenevinde geçirdik.Yanımıza çadır almadığımıza pişman olurmuyuz acaba diye düşünüyordum ama geceyi yorgan altında üşüyerek geçirdikten sonra burada kaldığımıza sevindim.Sabah uyanıp ikişer poğaça ile kahvaltı işini geçiştirdikten sonra dönüş yoluna çıktık.


İmamoğlu'ndan sonra Fevzi ile yollarımız ayrılıyor.Fevzi Osmaniye'ye ben de Adana'ya doğru yola koyuluyoruz.



Son olarak yol boyunca dinlediğim şarkılardan seçtiğim bir top5 yapayım size
1.Within Temptation-Deceiver of fools
2.Zakkum-Zehr-i Zakkum
3.Chris Cornell-You know my name
4.Megadeth-Tout Le Monde
5.AC/DC-Highway to Hell